Dünyanın En Acayip 8 Restoranı!

1 Kasım 2017
103
Dünyanın En Acayip 8 Restoranı!

Yaşamak için yiyenler evlerinde otursun, yemek için yaşayanlar sözlerimize kulak verip, çizdiğimiz rotada ardımızdan seyahate koyulsun. Dünyanın akla gelmez yerlerinde, dimağın almayacağı manzaralar eşliğinde, kimisinin dekorasyonu ilginçlikte bir numara kimisi konumu itibariyle bambaşka bir yerde, bu restoranlar bildiklerinizin çok ötesinde. “Ne var canım bir masa iki sandalye, karın doyurmalık birkaç katık değil mi?” diyenler bu tarafa bakın; dünyanın en garip restoranlarında sıra! Afiyetle yudumlarken yemeklerinizi, beyniniz yanabilir, olanı biteni aklınız alana dek, havsalanız durabilir; “Bileydim görmeden ölüp gider miydim?” dememeniz için söylemek bizden, bir gayret harekete geçip deneyimlemek sizden.

 


Ithaa Sualtı Rastoranı, Rangali Adası – Maldivler

Evine küçücük bir fanus içinde şirin bir japon balığı koyup huzur bulduğunu iddia edenler, konuyu biraz abartıp suyun meditatif etkilerinden yararlanmak için okyanusun türlü balığını dev akvaryumlara doldurup evlerine hapsedenler; bu restoranda ne tür bir huzur yaşar, ne tür bir huşuya erersiniz merak içindeyiz! Zira bu kez akvaryum evinizin dekoru olmaktan çıkıyor, size ev sahipliği yapıyor, masanız balıkların yaşam alanının tam ortasına kuruluyor, size ise bu eşsiz deneyimin şokuyla karışık mutluluğu içinde karnınızı afiyetle doyurmak kalıyor.

 


Modern Tuvalet Restoran, Taipei – Tayvan!

“Neden?” diye sormadan konuya giriş yapmak istemedik çünkü biz düşündük, eş dost kaşındı, bilge kimseler taşındı, birlik olduk, ne yaptıysak sualimize yanıt bulamadık! Bir insan neden klozetten yemek yemek ister? Diyelim ki istedi neden binlerce insanın da kendi gibi düşünebileceği fikrine kapılıp bunu bir yatırıma çevirir. Hadi oldu da çevirdi, tuvalette oturup, çorbasını minyatür klozetten içip, pisuardan içkisini yudumlayan kaç kişi bulunur dünyada ve bu işletme nasıl ayakta kalmayı başarır. İşte böyle! Ey klozetten beslenmeyi sevenler; size önce selam, sonra afiyet olsun.

 


Grotta Palazzese, Bari-İtalya

Venedik’te sandal sefasını anlata anlata bitiremez kimisi, Floransa’da sanata doyduk deyip kendini şehre atar öteki, Roma aşıklar şehriymiş, duy da inanma, dilinden düşürmez beriki, seninkini anlatmaya ise ne sözcük yeter, ne dar vakit; denizin oyduğu kayanın içinde, dalgalar eşliğinde bir macera esintisi, seninkisi bir restoran hikayesi! Merak eden olursa hiç yorma kendini, göster çektiğin kareleri, bir karış açılan ağızlarıyla son bulsun bilindik hikâyeleri.

 


Robot Mutfağı – Hong Kong

Çocukken televizyon karşısında Judy’nin kendinden giydirmeli elbise dolabına özenmeyeniniz var mı, Richie Rich’in İrona ismindeki yetiş robotunun aşık olunca kalp şeklini alan gözlerini hatırlamayanınız? Robotların duygusal zekâlı olanlarına karşı uzaktan uzağa hep bir sempatimiz, çalışma prensiplerini kavrayamadıkça artan bir hayranlığımız vardır. Robotlar diyarında birkaç saat geçirmek bu sırada elinin lezzetini, hafızasının kuvvetini, servisinin çabuğunu deneyimlemek için bir şeyler yemek isteyenler, haydi Hong Kong’a. “Servisim geç geldi, yemeğim soğuk, siparişim tümden yanlış.” demeniz güç, zaten muhatap bulup şöyle bir içinizi dökmeniz de imkânsız. Artık derdinizi robotlara anlatırsınız.

 


Disaster Cafe, Lloret de Mar – İspanya

Müptelası olmasanız da meraktan en az bir kez kapısını çalacağınız, belki eşi dostu götürmek için ikinci kez lezzetinden tadacağınız, sallanırken döke saça yemenin tadına varacağınız, biraz kaygılandırıcı, çokça stresli bir yemek sizi bekliyor. Çünkü yemek yerken mütemadiyen 7.8 şiddetinde deprem oluyor. “Sebep?” dediğinizi duyar gibiyiz zira biz de kendimize bir sormadık değil. Sanırız ilginç başlığı altına yakışacağını düşündüklerinden. Yine de tehlike bazen davetkar olabilir, yemeğin soluk borusuna kaçma riskine dikkat etmek gerekir.

 


Le Panoramic, Chamonix – Fransa

Fransız Alpler’inin zirvelerinde, karlı yamaçlar gözlerinizin önünde, uçsuz bir gökyüzü sarılı dört yanınızda, hava bıçak gibi keskin ama içiniz sımsıcak, metrelerce yükseklikte, bu doğa harikasının göbeğinde olduğunuza inanamazken bir yandan, bir yanınız sevinç çığlıklarında, kendini çimdikleyip anı kaçırmama peşinde. Basınç kendini şaşırmış, kafalar oksijen fazlasından hafif puslanmış, suyun en tatlısı yemeklere bir lezzet katmış, böylesi restoranlar tarihinde görülmemiş. Hem gözünüze, hem ruhunuza hem de midenize afiyet olsun.

 


Skyline Rastaurant, Queenstown – Yeni Zelanda

Yamaç paraşütüyle dağların tepelerinde salınıp, gökyüzünde üç beş tur atıp ayakları yere basanlar, macera peşinde heyecanın doruklarına varıp ekstrem sporların dibini görenler; salondaki masada, köşedeki kuru pilavcıda, annenizin mutfağında yemek yiyecek haliniz yok, size yakışan, maceraya kaldığınız yerden biraz daha doyurucu bir devam filmi sunacak bir restorandan bildiriyoruz. Yüzüklerin efendisi diyarı Yeni Zelanda’dan; gökyüzüne asılmış bir restoran, dileyen paraşütüyle damdan insin, dileyen adımlayarak kapıdan girsin.

 


Bahenec Otel Bira Kaplıcaları – Çek Cumhuriyeti

Fıçıdan bardağınıza tazyikli bira doldurup köpüğünü hüpletmek yerine, fıçıya kendiniz girip köpük banyosu eşliğinde biranızı yudumlamaya ne dersiniz. Bildiğiniz fıçı, biraz daraşık, hafif sıkışık, Polonya sınırına yakın bir kasabada yer alan bu termal kaplıca, minik banyo kaplarında dinlenirken bedeniniz bir yandan serinleme imkânı sunuyor. Burası dağların başında, şifa kaynağı fıçının içindeki suda saklı bir kaplıcadır.

Bir Yorum Yazın

Yorumlar

Henüz yorum yapılmadı.