Dünyada Görülmesi Gereken 7 Müze!

25 Ekim 2017
155
Dünyada Görülmesi Gereken 7 Müze!

Önce gezdiğiniz şehrin büyüsüne kendinizi iyice kaptırın, kulağınızı dört açıp lisanına aşinalığınızı artırın, hakim dönem mimarisi, sanatı ve sanatçısıyla ilgili küçük birkaç tüyo aldıktan, hatırı sayılır birkaç sayfa tarih kitabı da karıştırdıktan sonra, şehrin geleneksel mutfağında karnınızı bir güzel doyurup enerji topladıysanız vaktidir; soluğu müzede alın! Sahip olduğunuz tüm donanımı gözlerinize iliştirip, başlayın ülkenin tarihini, sanatını, savaşını, barışını gözlemlemeye!


Louvre Museum – Paris

Gez gez bitmez, büyüsünden uzun süre kaçsan kurtulunmaz muazzam bir Müze’yle başlıyoruz turumuza, Louvre! Farklı medeniyetlere açtığı bölümlerle tamamını bir günde gezmenin mümkünsüz olduğu, müzeler diyarından bahsediyoruz! Louvre’a gitmişken, güler mi, ağlar mı? Altın oran mı? Alameti Da Vinci zekasından mı? Mona Lisa’yı beklediği yerde selamlamayı ihmal etmeyin. Ninja kaplumbağalardan Michelangelo’nun eserlerine de çıplak gözle bakmadan geçmeyin! Louvre müzesinde Sultan Ahmet’ten çini örneği de var, Mısır’dan sfenks de! Aklınızın, dimağınızın almayacağı, hayranlığınızın gizli kalmayacağı doğa üstü bir yer burası! Tüm dünyanın bilgisine biraz biraz varmak, her medeniyet hakkında fikir sahibi olmak için muhakkak gidiniz, görünüz.

 


British Museum – London

1753 yılında kurulduğunda birkaç parça eski para, üç beş antika, biraz da farklı medeniyetlerden hatıra sergileniyormuş burada! Teknoloji serpilip, arkeoloji gelişince, kazılar hız kazanıp seyahat bollaşınca, dünyanın dört bir yanından binlerce yıllık eserleri toplayıp sergilemek üzere transfer etmek, yeni bulguları koleksiyona eklemek daha kolay hale geldi. Şimdi dünyanın en ünlü ve çeşitli müzelerinden biri burası! Madem bir günde tamamlayamayacağımız devasa bir müzeyle karşı karşıyayız o halde kısıtlı vaktimizi de kaybetmeden bir harita edinmeli, müzenin ilgimizi çeken bölümlerini tayin etmeli, daha çok merak ettiğimiz koleksiyonlara göz atmak için elimizi çabuk tutmalıyız.

 


Rijksmuseum – Amsterdam

Gotik dönem ve Rönesans etkisi taşıdığı mimarisiyle göz alan, Hollanda’nın dolayısıyla Amsterdam’ın en büyük müzesinde sıra! Yaklaşık 800 yıllık bir zaman yolculuğu vadeden müzede; ülkenin en geniş koleksiyonu sergileniyor. Rijksmuseum, Ortaçağ’dan başlayıp günümüze dek süren, toplumsal bir hikayenin anlatıcılığını üstleniyor.  Hollanda’nın 6 nesline ait yaklaşık sekiz bin obje yer alıyor. Amsterdam’ın birbirinden ilginç diğer müzelerine göz atmayı, kanalda kayık sefası yapmayı, Red Light’da üç beş tur atıp, şehirde bisiklet turuna çıkmayı da aman ihmal etmeyin.

 


The Acropolis Museum – Athens

Modernle gelenekselin iç içe geçerken yeni bir sanat inşa ettiği eşsiz bir komşu müzesinde sıra; Yeni Akropolis müzesi. Müze binası adı üstünde tarihle bağdaşmıyor, 2000’li yılların esinlerini taşıyor, modern mimari örnekleri arasında parmakla gösteriliyor. Şeffaf bir taban üzerine inşa edilen müze, tarihin hemen üzerinde yükseliyor! Günümüz penceresinden tarihe bir bakış atmak isteyen, eksik yaprakları zihninde tamamlamaya meraklı misafirlerine müze harika bir gün vadediyor. Antik Yunan’dan kalma tek bir parça üstü örtülüp ışıksız bırakılmamış,  minicik taşların özenle birleşmesiyle ortaya çıkan canlı tarih çıplak gözle izlenebiliyor.

 


Uffizi Gallery – Florence

Sıra geldi Davud heykelleriyle bezeli, Rönesans’ın kalbi, İtalya’nın sanat dolu kültür başkentine, tarihin ruhunu rüzgara bırakıp evini bir an olsun terk etmediği açık hava müzesine, akıl almaz mimarisi ve adım başı heykelleriyle herkesi büyüleyen bu mistik şehre! Alamet-i şahanesi nedir bilinmez, yüzyıllar boyu sanatçının ilhamı olmuş, dönemin eserlerinin çoğu bu kentte hayat bulmuş! Uffizi Galerisi; emsali görülmemiş bir hazineye altı yüz yıldır ev sahipliği yapıyor. Müzeyi dört duvarla kısıtlamak mümkün değil, şehrin bir koridoru dünyaca ünlü ressamların porteleriyle bezeli. Florence tüm karanlık ihtişamıyla İtalya’nın büyülü köşesi, sanatçının puslu ilhamı olmayı elden bırakmadan ziyaretçisine kapılarını aralıyor.

 


Museum of Modern Art – New York

Müze denince akla topraktan henüz çıkmış tozlu çömlekler, tarihin derinine karışmış, adı ansiklopedilere uzun zaman önce kazınmış fi tarihin sanatçılarının yaptığı eserler gelir. Müze hakkındaki fikrini revize edip bilgisini yenilemek isteyenler buyurun New York’a! Her yıl yaklaşık 50 milyon ziyaretçinin beğenisine sunulan şehirde her zevke uygun eğlence alternatifi mevcut! Gözü müzede kulağı sanatta olanlara onlarca müze sunan New York en meşhur müzesi MoMa ile ziyaretçisine modern sanatın kapılarını aralıyor. Salvador Dali, Pablo Picasso, Van Gogh, Claude Monet, Frida Kahlo gibi uzayıp giden listeye dünyaca ünlü tasarım sanatçılarının da isimleri eklenip, modern sanatçıların eserleri keyifle seyredilebilir.

 


Borghese Gallery – Rome

Canım ille de şimdi istiyor demenin nafile olduğu, elimi kolumu sallar haber de vermez girer gezerim diyenin kapıda kaldığı bir müze; Borghese Galerisi. Roma’da Kardinal’in özel koleksiyonuna ev sahipliği yapan müzeye randevusu olan girebiliyor. Kapısında kuyruk yok ama içeride gezmek için de uzun uzun vakit yok! Sadece iki saatte tüm koleksiyonu görmek, seyahati kısa kesip gözleri dört açmak gerek. Yağlı boya tablolar, türlü türlü vazolar, heykeller.. gezilecek çok eser, duvarlar boyunca dalıp deneyimlenecek gösterişli çalışmalar var!

Bir Yorum Yazın

Yorumlar

Henüz yorum yapılmadı.