Çıplak Gözle Görmek İsteyeceğiniz Nefes Kesen Manzaralar!

9 Aralık 2017
123
Çıplak Gözle Görmek İsteyeceğiniz Nefes Kesen Manzaralar!

Kartpostallarda insanı seyahate özendiren çarpıcı görüntüleri çıplak gözle izlediğinizi düşünün! Kurduğunuz hayallerin başrolünü kendinize teklif etmekle kalmayıp hem yazıp hem oynadığınız anı düşleyin! Bir belgeselin içinde mi, cansız bir fotoğraf karesinin ölümsüzleştiği o anın merkezinde mi? Suyun melodisi, rüzgârın tınısı, renklerin dili kulaklarınızda çınlayıp, dünyanın ardında gizli yerlere olan merakınız kim bilir kaç misline katlanacak. Mavi bir su, yeşil bir tepe, klasik bir araba, otantik bir yuva görünce derhal telefonuna davranıp, selfie’yi patlatanlar! Acaba bu manzaralarda neler yapacaklar? Çözünürlüğü bol bakışlarla belgesellerin tam ortasına ansızın düşmeye hazırsanız, atlıyoruz!

Denizlerin mavi, kumsalların bej, çimenlerin yeşil renkte olduğuna emin olanlar, iddiaya var mısınız? Uyanık düşleri, kartpostalları kıskandıran manzaraları görmeye hazırsanız başlıyoruz!


Kızıl Plaj (Çin)

Halka kapalı olmasına itiraz edemeyeceğimiz bir alandan söz ediyoruz. El değmemeli, nazarlara gelmeyip, ayaklar altında ezilmemeli, böyle doğa güzeli pamuklara sarılıp, korunmalı! Tuzlu topraklarına yayılan bir tür deniz otunun mevsimi geldiğinde renk değiştirmesiyle oluşuyor esasen bu büyülü görüntü. İlkbahar aylarında büyümeye başlayan otlar, yazın yemyeşil bir çim alana dönüşüyor ve plaj göz alabildiğine yemyeşil örtünün hemen kıyısında uzanıyor. Ancak doğada görmeye alışık bir renk olduğumuz için kimseler buraya yeşil plaj demiyor. Ancak sonbahar geldiğinde otlar alev kırmızısına dönüyor ve kan kırmızı bir plaj şaşkına çeviriyor. Sıkça rastlanmayan güzellikler de malumunuz dünya harikası oluyor.


Seljalandsfoss Şelalesi (İzlanda)

Söylemesi yürek isteyen, yazması da biraz zaman alan ilginç isimli şelale; ağaçların, bitkilerin, öyle ki hayvanların dahi yaşamadığı yerde rüya gibi bir şov yapıyor. Bu alabildiğine düzlük ve yemyeşil vadilerin uçuruma erdiği yerden kendine kabından taşacak bir delik bulup fışkırarak muazzam bir görüntü sergiliyor. Bu görüntü karşısında kim kendini aniden ölmüş de cennete düşmüş gibi hissedip uçmaya yeltenmez ki? Şelale taşların üzerlerinden, yamacın kıyısından akmıyor, adeta fışkırıyor. En masalsı duygular, efsanevi manzaralar ise şelalenin ardına geçtiğiniz an başlıyor. Bir gökkuşağı bir de şelale ardı, efsanelerin vazgeçilmez iki kör noktasıdır. Ya ölümsüzlük vaadi vardır orada ya akıl almaz zenginlik. Görenlerden haber bekliyoruz bakalım, kimlerin kısmetini hangi sürprizler bekliyor?


Büyük Kanyon (ABD)

Uzun yürüyüşlerinizde şaşkınlıktan tutulan diliniz bir sökülürse durmak bilmez! Bu hayal üstü, akıl aşırı manzaranın da şahanesi anlatmakla bitmez. Grand Kanyon; dünyanın en büyük vadisi; esasen kocaman ve derin bir yeryüzü yarığı burası! Kolorado Irmağı’nın milyonlarca yıl sabırla yolunu bulmak için direnmesinin son ürünü! Kısacası suyun başarı öyküsü! Amerika yerlilerinin yaşam alanları da bu dev vadide yer alan bir parkın içinde korunuyor. Çeşit çeşit macera sporlarına ev sahipliği yapan Kanyon’u adımlamak dahi yürek istiyor. Siz tabi yine de yamaçlardan uçabilir, ırmağında bat çık oyunu oynamak için rafting seferlerine katılabilirsiniz. Öyle ki yüksekte bulduğunuz bir düzlüğe atıp çadırınızı, gecenin gündüzü takip etmesini izleyip, suyun, rüzgârın sesine kulak verseniz dahi muazzam bir deneyim yaşayabilirsiniz.


Danakil Çöküntüsü (Etiyopya)

National Geographic cehennemin yerini tarif etti; deniz seviyesinin 100 metre altında, Etiyopya’nın Afar Bölgesi’nde! Cehennem’i yeterince ciddiye almadıysanız, dünyanın en acımasız yeri ilan edildiğini de ekleyelim. Birkaç adım daha atsanız tüm bedeninizi bir buz tanesi gibi eritip hacmini artıracak bir asit kuyusu düşünün! Yaydığı koku, genizde hissedilen tahriş hissi, rengarenk alev öbeklerinden tüten duman ve içinde nice bedenlerin yok olduğu izlenimi veren dalga dalga lav; oldukça ürkütücü, manzara ise muazzam! Dünyadaki cehennemi görmek isteyenler için zihin aşırı bir deneyim. Gördüğünüz hiçbir şeye benzemeyen, tamamen yeni bir bilgi vadeden bu manzaraya çıplak gözle bakmak da yürek istiyor. Büyük riskler alarak çıkarılan ve bölgede yaşayanların geçim kaynağı olan tuz sebebiyle turistler küçük tehlikeler atlatabiliyor ve silahlı korumalar ile gezmeleri öneriliyor.


Hillier Gölü – Avustralya

Beyin yakan bir manzarada sıra; Batı Avustralya’da yer alan takım adalardan biri Middle baş kahramanımızın ismini söyleyerek başlayalım söze. Okyanus’un ortasında bembeyaz sahil şeridinin kıyısında yer alan, Okaliptüs ağaçlarıyla donanmış bu adanın içinde bir tane de göl var! Neresi ilginç bunun, diyeceksiniz demeyiniz! Zira göl pembe! Çamurdan kahverengiye döneni, lavın alevinden sarılı kırmızılı bir hal alanı, gökyüzünün rengine göre mavinin tonlarını taşıyanını gördük de elma şekeri gibi pespembe göle de hiç rastlamamıştık. Göle pembe rengini veren de ilginçtir ki aslında yeşil renkte olan bir alg! Göz esasen tuz oranı çok yoğun olan, kıyılarında da tuz öbekleri gözlenen bir göl! Ve kendi yeşil gölde bıraktığı iz pembe olan garip alglerin tuzlu sularda pembe pigment üretmek gibi bir huyları var! İşin aslı böylece ortaya çıkmış oluyor ve her şey o alglerin başının altından çıkıyor!

Bir Yorum Yazın

Yorumlar

Henüz yorum yapılmadı.